Bakış Açınızı Değiştirin, Dünya Değişsin

Görsel

Rüzgar yüzünden uydu anteninizde oluşan 1 milimlik kayma uzay düzleminde kilometrelerce mesafeye denk geliyor. Ve alıcınızın 1 milimlik sapması sizin yayın aldığınız uydunun alanının dışında kalmanıza sebep oluyor.

Dizilerde veya filmlerde çok sık karşılaştığımız bir durum vardır.Filmin kahramanına bir tuzak kurulmuştur. İzleyiciye gösterilen sahnelerde kahramanın masum olduğunu, ona tuzak kurulduğu verilmiştir. İzleyici tüm gerçekleri bilmektedir ama kahramanı tuzaktan kurtaramaz. Maalesef masum kahramanımız bu tuzağa düşer ve hayatı kararır. Keşke elimizde olsaydı da kahramanı uyarabilseydik öyle değil mi?

Gerçek yaşamda da işler farklı değil. Biz de kendi hayatımızın kahramanıyız ve ancak kendi rol aldığımız sahnelerin dekorunu görebiliyoruz, kendi sahnelerimizin repliklerini biliyoruz.  Diğer sahnelerle ilgili edinebildiğimiz bilgiler hep ikinci el, kulaktan duyma şeyler oluyor. Bu yüzden daima güvenilirliklerini sorguluyoruz.

Diyelim bir ofiste çalışıyorsunuz. Bir projede yer alıyorsunuz, bir takımın üyesisiniz. Projenin başarılı olacağına inanmışsınız ve canla başla emek harcıyorsunuz. Oysa takım arkadaşlarınızdan biri, Ahmet Bey, projeye hiç inanmıyor, hayalperest patronun ego tatmini için uydurduğu bir fikir olarak bakıyor.  bir diğeri, Mehmet Bey, sadece müdürü görevlendirdiği için isteksizce mecburen ekipte yer almış. Zaten günlük işleri başından aşkın, bir de bu angaryayı yüklenmek zorunda olduğu için içten içe kızgın. İşte size birkaç sezonluk dizi senaryosu çıkartılabilecek bir malzeme. Ahmet Bey projeye olumsuz baktığı için sizin şevkle araştırıp bulduğunuz, üzerinde çalışıp önerdiğiniz bir teklifi çürütmek için uğraşıyor. Mehmet Bey sizin çabalarınızı takdir etmek şöyle dursun, yönetime yaranmak için çalışıyormuş gibi göründüğünüzü düşünüyor hatta kahve molalarında yakın arkadaşlarına hakkınızdaki bu fikrinden bahsediyor.

Hele de ekip içindeki kıdem veya mevkii gibi diğer dinamiklerde de uyumsuzluk varsa çatışma ihtimali daha da yüksek. Genellikle de açık açık ifade edilemeyen bu duygular gizli saldırganlıklara dönüşmek üzere kuluçkaya yatmış durumdadır. Proje dışındaki günlük ofis işlerinizde  Mehmet Bey’den beklediğiniz evrak bir türlü gelmiyorsa veya Ahmet Bey ona yolladığınız satınalma talebini 2 haftadır  onaylamıyorsa sadece işlerin yoğunluğundan sıra gelmemiş olduğunu düşünmek iyimser bir tahmin olacaktır.

Çalışanların bakış açılarını genişletmek, onları sadece kendi bireysel hedefleri ve maalesef kişisel hırsları ve egoları penceresinden bakmaktan kurtarıp bütünün hedeflerini göstermek gerekiyor. Bunun da en güzel yolu tutarlı mesajlar veren, liderlik özelliklerine sahip yöneticiler tarafından yönetilen açık iletişim.  Kişilerin yargılanma kaygısı olmaksızın ve daha önemlisi birbirlerini yargılamadan etkili iletişim kurabilmeleri firma içindeki pek çok uyumsuzluğu ve çatışmayı en aza indirecektir.

Kurumlarda bakış açısının değişimi sağlamak emek isteyen bir süreçtir. Bu süreç etkin eğitimlerle yönetilirse elde edilen başarı firmayı ileriye taşır.

Belki de eğitim hakkındaki bakış açısını değiştirmek ve alternatif eğitim metodları araştırmak gerekiyor, ne dersiniz?

Sevgiyle ilerleyin…

Gülay GÜRKAN
Bireysel ve Kurumsal Danışman
gulay@gulaygurkan.com

Yazılarımı ve diğer paylaşımlarımı sosyal medya hesaplarımdan takip edebilirsiniz.

E-posta ile abone ol

Abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Bir Cevap Yazın

search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close